Diş Teli (Ortodonti)(Diş-Yüz ve Çene Ortopedisi)



Ortodonti, diş-çene-yüz bölgesini ilgilendiren bozuklukların oluşmasını önlemek; mevcut bozukluklarn ilerlemesini durdurmak ve tedavi etmek; bununla birlikte iyi bir estetik ve fonksiyon (ısırma, çiğneme, konuşma,vb.) sağlamayı hedefleyen uzmanlık dalıdır.
Ortodontik Bozuluklar Neden OluÅŸur?
• Genetik faktörler
• Doğumsal anomaliler (dudak-damak yarığı vb)
• Hatalı fonksiyonlar (ağız solunumu vb)
• Zararlı alışkanlıklar (parmak emme, uzun süre yalancı emzik kullanma vb)
• Çürük nedeniyle süt dişlerinin erken kaybı
• Travma
Ortodontik Bozukluklar Neden Tedavi Edilmeli?
• Düzgün dişler,
• Kişinin etkin şekilde ısırıp çiğnemesi ve konuşmasına yardımcı olmaktadır.
• Sağlıklı diş ve dişetlerine katkıda bulunmaktadır.
• Dişeti hastalıklarına ve çürüğe yatkınlık azalmaktadır.
• Farklı fonksiyonel sorunların gelişimi engellemektedir (Eklem şikayetleri vb)
o dişler hem fonksiyon hem görünüm  olarak daha iyi konuma gelirler ve daha
estetik görünürler.
Ortodontik muayene ne zaman yapılmalı?
5-6 yaşlarındaki çocuklarda bazen ortodontik muayene yararlı olabilmektedir. Bu yaşlarda çoğunlukla ortodontik tedavi uygulanmasa da bazı önleyici ortodontik tedaviler oldukça yararlı olmakatadır. Bu yaşlarda uygulanacak ortodontik tedaviler önleyici ve koruyucu ortodontik tedavi olarak isimlendirilirmektedir.
Önleyici Ortodontik Tedavi
Bu tedavilerde amaç daimi dişler için yeterli yer hazırlamaktır.Erken kaybedilen süt dişlerinin yerini koruyucu yer tutucular hazırlanmaktadır.
Koruyucu Ortodontik Tedavi
Kötü alışkanlıklar; parmak emme, anormal yutkunma gibi faktörlere bağlı gelişebilecek problemleri önlemek amacıyla alışkanlık kırıcı apareyler hazırlanmaktadır. Daimi dişlere yer kazanmak ve kaybedilen dişlerin yerini korumak için karışık dişlenme dönemindeki hastalara koruyucu tedavileri içermektedir.
Hareketli apareyler
Sabit yer tutucu apareyi Koruyıucu ve önleyici tedavilerde kullanılan sabit ve hareketli ortodontik apareyler
Ortodontik tedavi için ilk kontrol 7-8 yaÅŸ civarında alt ve üst daimi kesici diÅŸlerin sürmesinden sonra yapılmalıdır. Bu yaÅŸtaki pek çok çocukta hem daimi ve hem süt diÅŸler ağızdadır.Ortodontik problemlerin erken tanısı sonucunda yapılacak tedavi daha kolay olacaktır. Özellikle çeneleri ilgilendiren bozuklukların (iskeletsel sorunlar) tedavisi aktif büyüme ve geliÅŸim döneminde yapılabilmektedir. Bu tür bozukluklar erken dönemde tedavi edilmezse 18 yaşından sonra uygulanacak ortognatik cerrahi tedavi ile tedavi edilebilirler. Bazı durumlarda da problem erkenden belirlendiÄŸi halde ortodonti uzmanı ”bekle ve gör” yaklaşımıyla belirli periodlarla kontrole çağırarak tedavi için uygun zamanı belirleyebilir.
İskeletsel bozuklukların ortognatik cerrahi ile tedavisi Ortodontik Tedavi
Ortodontik tedavi çoğunlukla iki ana bölümden oluşmaktadır:
1. Tedavi safhası: Ortodontik tedavi, bugün
artık her yaşta uygulanabilmektedir. Tedaviler sabit ve hareketli apareylerle yapılabilmektedir.
2. Pekiştirme safhası: Bu bölümde tedavi ile elde edilen sonuçların korunması amaçlanmakta olup bu dönemde pasif özel pekiştirme apareyleri kullanılmaktadır.
Basit ve kısa bir sunum, fakat fikir vermesi açısından ideal.
http://www.izlesene.com/video/sponsor-ortodontik-tedavi/1896129
|
Ortodontik muayene ne zaman ve nasıl yapılmalıdır?… |
 |
 |
 |
Büyüme-gelişim dönemindeki bireyin dental ve iskeletsel gelişiminin, fizyolojik gelişim sınırlarının içinde olup olmadığını tespit etmenin en kolay yolu klinik muayenedir. Klinik muayene sırasında nelere dikkat edilmesi gerektiği de oldukça önemlidir. Bebeklikten başlayarak puberteye dek uzanan bu dönemde ağız içi ve ağız dışı muayeneye ek olarak fonksiyon muayeneleri de mutlaka yapılmalıdır.
Ortodontik kontrol amaçlı klinik muayene, normal ve/veya anormal oral alışkanlıkların saptanmasıyla, oluşmakta ya da oluşmuş patolojik durumların belirlenmesi amacıyla farklı yaş gruplarında farklı değerlendirmeler içermelidir. Oysa çoğu zaman bu tip bir muayenede fizyolojik fonksiyonlarla, hatalı fonksiyonların ayırdedilmesi yerine sadece dental muayeneyle yetinilir. Dental muayenenin de ortaya koyacağı pek çok detay vardır. Ancak dental muayenenin sadece dişlerin oklüzal ve ara yüz yüzlerinin muayenesiyle sınırlı kalmaması gerektiği unutulmamalıdır.
Dental muayene neleri içermelidir?
Alt ve üst dişlerin çürük kontrolünü takiben, çeneler sentrik ilişki konumuna getirilerek (bu konumu elde etmenin en basit yolu bireyin dilini damağına değdirerek dişlerini karşılıklı getirmesidir) iskelet yapısındaki ön-arka ve tranvers yöndeki ilişkilerin dengeli olup olmadığına bakılır ve dental muayene kısmı tamamlanır. Bu muayene sırasında çenelerin birbiriyle koordinasyonu değerlendirilir, maksiller darlık, mandibular çapraz kapanış gibi problemler bu sırada saptanabilir. Fonksiyon muayenesi amacıyla ise yine sentrik ilişki konumu korunarak, hastaya bu pozisyonda yutkunması söylenir ve birey dil aktivitesi yönünden değerlendirilir. Dilin yutkunma sırasında dişlerin arasına girmesi söz konusuysa patolojik bir yutkunma modelinden söz edilebilir. Yine maksiller tek taraflı darlık veya mandibular deviasyon şeklinde karşımıza çıkan problemlerin erken temastan mı, yoksa morfolojik bir bozukluktan mı kaynaklandığı sorularına fonksiyon muayenesiyle cevap alınır. Bazen dental muayene sırasında tek tarafta gibi algılanan bu tip problemlerin çift taraflı olduğu. ancak hatalı bir fonksiyon kazanılmış olması nedeniyle bu şekilde süregeldiği rahatlıkla saptanabilir. Bir diğer fonksiyon muayenesi, kanin kontrollü oklüzyonun veya grup fonksiyonunun mevcut olup olmadığının kontrolüdür. |
|
|
|
|
|
|
Öyleyse nereye ve nasıl bakacağımızı öğrenmeli, koruyucu ve durdurucu ortodontik yaklaşımlara gidebilmek için öncelikle ne tür fonksiyonların doğru olduğunu bilmeliyiz.
Yine bu noktada yaygın olan bir görüşün de bugün artık geçerliliğini korumadığını hatırlatmakta fayda var. Pek çok hekim, karma dişlenme dönemindeki çocuklarının diş gelişiminin nasıl olduğunu soran ebeveynlere gönül rahatlığıyla daimi dişlerinin tamamlanmasını beklemesini söyler. Karma dişlenme dönemi, gerçekten adı gibi karmaşık bir dönem olsa da, bu döneme ait fizyolojik gelişim bilinirse, oluşmakta olan bir maloklüzyonu tespit etmek son derece kolay olacaktır.
Daimi dişlerin tamamlanmasının beklenmesi ise bireyin ortalama 12-13 yaşına ulaşması demektir. Böyle bir durumda, bireyin problemi dental bir bozukluk değil de iskeletsel bir deformite olduğunda ve etkeni bireyin hatalı bir fonksiyonu oluşturuyorsa kaybedilen zaman çok önemli hale gelir. Çünkü erken dönemde saptanan hatalı alışkanlıklar düzeltildiğinde bazen hiçbir tedaviye gereksinim kalmaksızın spontan iyileşme gerçekleşir.
Şimdi konumuza dönerek, yaş guruplarına göre yapılacak muayenenin taşıyacağı özellikleri sıralayalım.
YenidoÄŸan muayenesi
Yenidoğan dediğimiz ilk grupta, rutin pediatrik muayene kapsamında bireyin beslenmesine engel olabilecek, yani damak bütünlüğünü bozan yarıkların olup olmadığı kontrol edilir. Ancak, kilo alamayan ya da beslenme sırasında burnundan süt gelen bebeklerde bu muayene bir ortodontist tarafından tekrarlanır. Eğer herhangi bir yarık ya da fistül saptanırsa ve bu bebeğin beslenmesine engel oluyorsa beslenme plağı hazırlanarak cerrahi operasyona kadar bebek izlenir.
Süt dentisyon muayenesi İkinci grup, süt dentisyondaki 0-6 yaş grubudur. Bu gruptaki bireyleri, doğumdan 3 yaşa kadar ve 3-6 yaş arası olarak iki dönemde ele almak mümkündür. Süt dentisyonun tamamlanması yaklaşık olarak 3 yaşını bulur. Dolayısıyla 0-3 yaş dönemi hem süt dişlerinin sürmesi hem de çevre yumuşak dokuların bunlara uyum sağlamasıyla geçer. Bebek ilk altı ayda kaslarını kontrol etmesini öğrenir, ön dişlerin sürmesiyle 2-3 mm.lik free-way space oluşur, alt çene yavaş yavaş ön-arka yönde gelişerek üst çeneyi yakalamaya başlar. Yine bu dönemde gözden kaçırılmaması gereken önemli bir ayrıntı da burun solunumunun ideal bir şekilde, yani paranazal sinüslerin ve orta yüzün gelişimini sağlamak amacıyla kesintisiz olarak gerçekleşmesidir. Burun solunumunu engelleyen herhangi bir etken (bademcik, geniz eti ya da burun polipleri) söz konusuysa patolojik ağız solunumuna geçiş kaçınılmaz olacak ve istenmeyen bir yüz gelişim modeli karşımıza çıkacaktır. Bu tip bir problemin varlığı saptandığında olabildiğince erken KBB konsültasyonu istenmelidir. Bireyin sistemik bir problemi yoksa, ortodontist ve KBB uzmanı işbirliği yaparak 36 aylıkken cerrahi operasyonla burun solunumunu engelleyen etken ortadan kaldırılmalıdır.
Üç ila altı yaş arasında fizyolojik gelişimi frenleyen ya da dentisyonda patolojiye yol açan kötü alışkanlıkların varlığı önemlidir. Bazen psikososyal gelişimin bir parçası olan parmak emme, ağza yabancı cisim sokma gibi alışkanlıklar bu dönemde sonlanmış olması gerekirken devam ederse istenmeyen bir gelişim modeline yol açabilir. Olabildiğince erken dönemde farkedilen kötü alışkanlıklar (parmak emme, tırnak yeme, ağza yabancı cisim sokma) bireye kontrollü bir şekilde bıraktırılırsa, birey psikolojik yönden travmaya uğrakmasızın spontan olarak iyileşme gösterir. Alışkanlığa bağlı olarak ortaya çıkan ön açık kapanış, hatalı yutkunma modeli gibi deformiteler 4-5 yaşlarında kendiliğinden düzelir. Bazen de tüm uğraşılara rağmen aynı kötü alışkanlık sürebilir. Bu durumda basit ortodontik aygıtlar uygulanarak hastanın oluşan durumdan en az zarar görmesi ve en kısa zamanda normal gelişimi yakalaması sağlanmaya çalışılır.
Karma dentisyon muayenesi Altı –12 yaş arasında yer alan üçüncü gurup, hem süt hem de daimi dişlerin ağızda olduğu bir dönem olduğu için karma dentisyon dönemi olarak adlandırılır. Altı yaş dişlerinin sürmesiyle başlar, son süt dişinin kaybedilmesiyle son erer. Karma dentisyon döneminde Lee-way yer rezervlerinin zamanından önce kaybedilmesine mani olmak, dolayısıyla süt dişlerinin M-D boyutlarını gereğinde dolgu yaparak, gereğinde çekilen dişlerin yerine yer tutucular hazırlayarak korumak en önemli işimiz olmalıdır. Bu dönemde fizyolojik gelişimin bir gereği olarak erken karma dentisyon döneminde üst keserler arasında diestemaların varlığı, hafif alt keser çapraşıklığı ve hafif bir overjetin varlığı söz konusudur. Dolayısıyla ne bu diastemaları kapatmaya çalışırız, ne de alt keser çapraşıklığını çözmeye uğraşırız. Posterior dişlerin sürdüğü geç karma dentisyon döneminde zaten bunlar kendiliğinden çözülecektir.
Geç karma dentisyon döneminde yapılan rutin ortodontik muayenede daha önce olduğu gibi hatalı fonksiyonların varlığı kontrol edilir, artık şekillenmeye başlayan iskeletsel yapının ne tip bir maloklüzyonun oluşumuna zemin hazırladığı, büyüme modeli tahmini yapılarak bireyin ne tip bir yüz modeline sahip olacağı belirlenebilir. Uygun olgularda, hatalı fonksiyonların düzeltimi için kas temrinleri önerilirken, iskelet yapının doğru şekillenmesi için erken dönem fonksiyonel aygıt kullanımı, ağız dışı aygıt kullanılarak molar distalizasyonu, maksiller genişletme gibi bazı komplike olmayan uygulamalarla daimi dentisyona geçmeden sürecek dişlere yer hazırlanıp, oluşacak maloklüzyonun şiddeti azaltılabilir. Son süt dişinin de kaybedilmesiyle sona eren bu dönemde konvansiyel ortodontik tedavi yöntemlerinden olan sabit tedavide çoğu zaman az önce sözünü ettiğimiz uygulamaların yanısıra devreye girer.
Doğumdan başlayarak puberteye dek uzanan gelişim dönemi boyunca kazanılmış anomalilerin çoğu kez hatalı fonksiyonlardan kaynaklandığını ve erken dönemde saptandığında rahatlıkla çözüme ulaşabildiğimizi bir kez daha hatırlamış olduk. |
|
found your site on del.icio.us today and really liked it.. i bookmarked it and will be back to check it out some more later
thank you